Ana sayfa Uncategorized Bilindiği gibi 10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın...

Bilindiği gibi 10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın uygulanmaya başlandığı gündür.

5
0

Bilindiği gibi 10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın uygulanmaya başlandığı gündür. Bu yasa, basın emekçilerinin sigortalı çalışmasını, işten çıkarılmaları durumunda ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesini, yıllık ve haftalık olmak üzere belirlenen tarihlerde izin yapmalarını ve belki en önemlisi de gazetecilik faaliyetlerini özgürce yürütmelerini güvenceye bağlamaktaydı. Ancak günümüzde meslektaşlarımız çalışma ve yaşama koşulları ile mesleki yeteneklerini geliştirme ve mesleklerini özgürce yapma olanakları bakımından 10 Ocak 1961’den daha iyi haklara sahip değildirler. Bu nedenle meslektaşlarımız açısından bir bayramdan da söz edemeyiz. Her fırsatta tekrarladığımız gibi 10 Ocak’lar ve 24 Temmuz’lar bizim için bayram günü değil, dayanışma günleridir.Bugün yine bir 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü daha gazeteciler olarak üzüntü ile karşılıyoruz. Sürekli vurguladığımız gibi ülkemiz, medya alanında kapsamlı bir değişime, yenilenmeye ihtiyaç duymaktadır. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle, çözüm bekleyen sorunlarımızı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Çünkü sektörümüzde yaşanan sorunların bir an önce çözümlenmesi, sürekli itibar kaybeden mesleğimizin gelişmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Sorunlarımız önem sırasına alınamayacak kadar büyük, karmaşık ve birbirini etkileyen niteliktedir. Medya sektörü, ekonomik sorunların yanı sıra yasal düzenleme eksiklikleri, basın özgürlüğü, yetişmiş eleman sıkıntısı, teknik altyapı, istihdam ve etik değerlerin farkında olmadan ya da bilerek ötelenmesi gibi sorunlarla karşı karşıyadır.Türk basını, gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen ‘Gazetecilik Meslek Yasası’na acilen ihtiyaç duymaktadır. Günümüzde böyle bir yasa olmayınca dileyen herkes, eğitimine ve bilgi birikimine bakılmaksızın “gazeteciyim” diyerek mesleğe başlayabilmektedir.Gazetecilik mesleğinde bu çarpık durumu ortadan kaldırmak için, gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen “Gazetecilik Meslek Yasası” teknolojik gelişmeler de göz önüne alınıp günümüz koşullarına uygun olarak yeniden çıkarılmalıdır.İnternet ağının hemen hemen her noktaya ulaşması ile birlikte, internet haberciliği büyük bir gelişim göstermiştir. Bu konudaki yasal boşluğu, “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” bir nebze de olsa doldurmuştur. İnternet alanında faaliyet gösteren kurumsal haber sitelerinin düzenleme kapsamında basın kuruluşu statüsü kazanması, çalışanlarının da basın emekçisi olarak kabul edilmesi sevindiricidir.Ancak, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu tarafından bu konuda hazırlanan ve 13 Ocak’ta BİK Genel Kurulunda görüşülecek olan Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği taslağı, internet haber sitelerine ağır koşullar getirmektedir. Yönetmelik taslağında; İstanbul, Ankara ve İzmir dışında kalan yerlerdeki internet haber sitelerinin asgari kadro sayısı 4 ile 8 arasında, günlük asgari haber sayısı 30 ile 50 arasında, tekil ziyaretçi sayısı 3 bin ile 20 bin arasında, sayfa görüntülenme sayısı da 9 bin ile 60 bin arasında olması, resmi ilan almak için bekleme süresinin de 24 ay olması öngörülüyor.Anadolu medyasının mevcut durumuna bakıldığında, yönetmelik taslağında yer alan bu hükümlerin gerçekçi olmadığı ve bu şartlara göre yayın yapılmasının mümkün olmadığı açıkça görülmektedir.Bu nedenle Nazilli Gazeteciler Cemiyeti olarak beklentimiz, 13 Ocak’ta yapılacak Genel Kurul’da taslağın değiştirilerek uygulanabilir hale getirilmesi yönündedir.Meslektaşlarımızın bir diğer önemli sorunu da, emeklilikte basın kartı şartı olmasıdır. Meslektaşlarımızın emeklilikte fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmesi, “basın kartı” şartına bağlanmıştır. Gazetecilik mesleği basın kartı sahibi olma koşuluna bağlı olmadan yapılan ağır ve tehlikeli bir iş olarak kabul edilmeli, basın kartı sahibi ve çeşitli nedenlerle basın kartı alamayan gazetecilerin anayasal sosyal güvenlik hakkının sonucu olan fiili hizmet süresi zammı geri verilmelidir.Tüm bu sorunların bir bütün halinde ve ayrı ayrı ele alınması için önerimiz;Siyasetçilerden, hukukçulardan, bürokratlardan, akademisyenlerden, sendikalardan, medya kuruluşlarından ve basın meslek örgütlerinden temsilcilerin bir araya gelmesi, üyesi bulunduğumuz Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu tarafından hazırlanan Basın Meslek Yasasını ele alması ve bu yasanın gerekli düzenlemelerle Türkiye’ye kazandırılmasıdır.Unutmayın, Yerel Basın sizin sesinizdir! ÜMİT ÖZMEN NAZİLLİ GAZETECİLER CEMİYETİ